Aşağıda anlatılan sistemleri inceleyip uygulayarak rahatsızlıklarınızı giderebilir, dengeye kavuşabilir, zihinsel kapasitenizi arttırabilir ve algı seviyenizi yükseltebilirsiniz.. Bu sizi kavrayışınızın derinleşmesine ulaştırır :
Chakra sanksritçe 'tekerlek ya da dönen' anlamına gelmektedir. Ve kadim Hint tıbbı Ayurveda temeline çakrayı oturtur. Geleneksel Çin tıbbında benzer bir yaklaşım Meridyenlerledir. Ancak bilim adamlarının açıklamalarına göre ikisi de önemli salgı bezleri üzerinde yer alır. Şu anda modern tıbbın nasıl olduğunu açıklayamadığı ama hepsi de çok önemli ve güçlü salgı merkezlerinde yerleşmiş seksensekiz bin adet çakra bulunmaktadır. Timüs bezimiz (bağışılık sistemimizi koruyan en önemli salgı bezimiz) üzerinde avuç içlerimizde ve ayak tabanlarımızda olmak üzere oniki, ancak hayati işleyişi olan yedi çakramız bulunur. Çakralarımızın esas işleyişi enerjetik bedenimiz üstündedir yani fizik bedenimizdeki karşılıkları ancak enerjik bedendeki bir rahatsızlık sonucunda ortaya çıkar. Enerjetik beden nedir? Geleneksel doğu tıbbında inanılan ve tüm şifa metodları onu baz alınarak yapılan, fizik bedendenimizin çevresini saran ve manyetik kutbiyete sahip ikinci bedenimiz. Geleneksel doğu tıbbına göre insanın yedi bedeni vardır. Bunlardan birisi enerjetik bedenimiz diğeride fiziki bedenimizdir. Çakralar konusundan sonraki konularda bu bedenlerin hepsini detaylı olarak anlatacağım. Çakralar vücudumuzun işleyişi üzerinde büyük rolü olan salgı ve hormon bezlerimiz üzerinde ya da yakınında bulunmaktadır. Bunlardan bazıları adrenalin, insülin, östorojen ve progesterondur. Çakralarımızın vücudumuzdaki işlevlerini ve anlamlarını aşağıda madde madde ele alalım :
Her çakranın titreşim hızı değişiktir. Aynı zamanda çakraların simgeledikleri organlar, fiziksel ve duygusal karşılıkları da vardır. Mesela 1.Çakra yani kök çakra en ağır hızda dönen çakradır. Tepe çakrası yani taç çakra ise en hızlı dönendir. Her çakra kendi rengiyle anlamlandırılır. Çakra şifasında kristallerin, müziğin, aromaterapinin ve renklerin önemi büyüktür.Her çakranın bir rengi vardır, her çakranın notası vardır, her çakranın mantrası ( Sanskritçe Mantra- kelimesi "hece", "sözcük" veya "ses titreşimi" demektir. man: "düşünmek", ayrıca manas: "akıl" ve "araç" anlamındaki -tra son ekinden oluşur, kelimesi kelimesine çevirisi "fikir aracı" olur. Aklı hayallerden ve maddi isteklerden serbest bırakmayı amaçlar. Mantra nağmelerle tekrar edilir) vardır. Ve her bir çakranın şifasında o çakraya ait renkler, kristaller, notaları ve mantrası kullanılır. Çakra renkleri aynı gök kuşağının renkleri sırasında dizilir. Enerji blokajları, çakraların dengesiz çalışmasına neden olur. Bu nedenle kişi kendini yorgun, depresif, sinirli hissedebilir, zihinsel ve bedensel olumsuz davranışlar, korkular, şüpheler geliştirebilir. Çakra dengesinde sorun yaşayan kişi başına gelen olumsuz olaylara karşı doğal enerji akışını bloke ederek veya durdurarak tepki verme eğilimine girebilir. İşte bu noktada kullanacağımız kristaller, müzik notaları, kokular ve renkler çakralarımızı uyumlandırarak korku, endişe ve kaygı hisleriyle başetmemizi kolaylaştırır. Her çakranın belirli bir sayıda ve hızda dönme tablosu vardır. Bunların altında ya da üstünde olduğu durumlarda 'Çakra dengesizliği' nden' bahsedebiliriz. Çakra dengesizliği önce psikolojik seviyede başlar, çakraların bu duruma rağmen uzun süreli dengelenmediği durumlarda ise fiziki rahatsızlıklara kadar gidebilir. Çakraların dengelenmesinde hayatımızın her yerinde bu çakranın rengini kullanabilir, aynı renkte yiyecekler yiyip, giysilerimizi bu renkte seçebiliriz.Şimdi çakraları tek tek inceleyelim.
1.Chakra; Muladhara Çakra (Kök Çakra ) Cinsel organla anüs arasındadır. Rengi kırmızıdır. Dünyevi olanı simgeler.İlk çakra olduğu için bir ila sekiz yaşlarımız arasında gelişir ve kendi başına ayakta kalabilmeyi simgeler. Kök çakra fiziksel dünyayı ve ona duyduğumuz ihtiyaçlarla bağlantılıdır. Bu yüzden yerçekimiyle yakınen ilgisi vardır. Kök çakra bizi maddesel özümüze doğru çeken bir güce sahiptir. Hayatta kalabilmemiz ve devam ettirebilmemiz için gerekli enerjiyi sağlar. Blokaj durumunda korku, güvensizlik, tedirginlik yaşanır. İskelet yapısı,kemikler ve omurgayla bağlantılıdır. Vücut sıvılarımızdaki tuz dengesinden ve vücut metabolizmasını dengeleyen proteinler, yağlar ve karbonhidratları etkileyen hormonları salgılayan bölgeyle, böbrekler ve böbreküstü bezleriyle bağlantılıdır. Eski zamanlardan bu yana, hayatta kalma içgüdümüzün kaynağı olan kaçma, saldırma dürtülerini salgılayan adrenalinin salgılandığı bezler de kök çakrayla bağlantılıdır. Yetersiz çalışması ağrılara sebep olur ilgili organlarda aktivite kaybı olur. Bu çakra varoluşumuzun temelini teşkil eder. Fiziğe ve yerküreye bağlar. Fiziksel faaliyetlerimiz bu çakranın nasıl çalıştığına bağlıdır. Yorgun isteksiz ve bitkin olmamız bu çakranın çalışmamasından kaynaklanır ya da enerji çekimi ile meşguldür. Bu çakra ile ilgili günlük meditasyonlar ve şifalandırmalar yapmak gerekir. Kök çakra sağlığımızı canlılığımızı kazanmamızı sağlayan merkezimizdir. Bu çakra aynı zamanda geçmiş hayatlarımızın da kilitlerini açarak bize gizli kalmış yeteneklerimizi ve bilgeliğimizi geri kazandırır. Ayrıca bu hayatımızı gölgeleyen geçmiş hayatların olumsuz motiflerini ve acılarını silmemizi sağlar. Bu çakrayı iyileştirdiğimizde ve pozitif şifa enerjisi ile çalışmasını sağladığımızda geçmişi şifalandırır daha canlı ve dinamik oluruz. Sevgi enerjisi kalp çakrası bölgesinden tüm bedene akar ve aura vasıtasıyla dışarıya yayılır. Başkalarının bize nasıl davranacağı ve bizi nasıl algılayacağı auralarımız yoluyla yaydığımız enerjiye bağlıdır. Sevgi enerjisi , hastalıkları iyileştiren içimizdeki korku ve duygusal stresleri yokeden bir enerjidir. Kök çakranın düzensiz çalışması fiziksel seviyede sırt ve bacak ağrılarına, aşırı kilo veya aşırı zayıflığa, kansızlığave kemik erimesine sebep olur. Bu problemler duygusal yüklerimizin sırt omurga ve bacaklarda ağrılar şeklinde ortaya çıkması demektir. Bu çakranın denglenmesi için gıda olarak protein alımına özen gösterilmelidir.
- Kök Chakranın Dengelenmesi:
Rengi: Kırmızı
Aroması: Sedir ağacı, patçuli, myrrh ve karanfil
Taşı: Kedi gözü,yakut, kırmızı mercan, akik, hematit ve kantaşı
Mantrası: LAM
Notası: Do
Etkilediği Burç: Oğlak
Etkin gezegeni ve elementi: Satürn ve toprak
Bağlantılı Duyu: Koku alma
Uyumlu hali: 30 saniyede 4 vuruş
Uyumsuz Hali:30 saniyede 4'ten fazla vuruş
Yetersiz Hali: 30 saniyede 4'ten az vuruş.
Uygun Müzik: Ritmik melodiler, davul ve perküsyonlu enstrumantal müzik.
2. Chakra Svadisthana ( Göbek, sakral çakra) Göbek deliğimizin iki parmak üstünde yer alır. Duygularımızı ve cinselliğimizi bu çakra kontrol eder. Fiziksel seviyede bağırsaklar, mesane, dalak, rahim ve seks organlarını kontrol eder. Fizik seviyede yaratıcılığın merkezidir. Pozitif çalıştığında, kendimizi iyi hissederiz. Bu çakra canlı ve dengeli ise duygularımız dengeli ve başkalarıyla ilişkilerimiz olumlu olur. Gerçek duygularımızı korkusuz ve abartısız ifade edebiliriz. Düzgün çalıştığında açık, etkileyici, yaratıcı ve akıcı oluruz. Yeterince çalışmıyorsa kendine güvensiz, çirkin ve değersiz hissederiz. Seksüel gücü zayıf , karşı cinsle ve hemcinsleriyle iletişim kurmakta güclük çekeriz. Bu kişiler zevkleri inkar eder ve kendilerini bundan mahrum ederler. Aşırı ya da yetersiz çalışması durumunda, cinsellikte saplantılı davranışlar, hatta sapkınlığa varan eğilimlere ya da tersi frijidite yani sekse karşı ilgisizlik ve soğukluk görülebilir.Göbek çakrası sekiz ila ondört yaşlar arasında gelişir. Dolayısıyla gelişim çağında ikinci çakra dengesizliği yaşanır. Eğer bu dönemde takılıp kalırsa kişi hayata hüzünle bakan ve özgüven eksikliğine sahip olabilir. Göbek çakrası üreme hormonu bezleriyle bağlantılı olduğu için vücut tüyleri ve ses rengini de etkiler. Çocukluk döneminde aile ve çevreden gelen anlayış çerçevesinde duygular ifade edilir ya da bastırılır. Duyguların özgür ve rahat akmaması durumunda göbek çakrasında dengesizlikle başlar. Blokaj durumunda duygusal olarak kişi kendini patlamaya hazır hisseder, diğer kişilere karışan, kontrolü bırakmak istemeyen, otoriter ve manipulatif bir kişilik ortaya çıkabilir. Duygusal iniş çıkışlar ve dengesizlik hali ortaya çıkar. İzolasyon isteği gelebilir. Fiziki rahatsızlıklar kalın bağırsak sorunları,mesane taşları, sırt ağrıları, kadınlarda üreme organları, rahim ve yumurtalık hastalıkları ,kas spazmları, kabızlıktır. Bu çakranın dengelenmesinde sıvı alımı önemlidir. Dengeli hadeyken kişi neşeli, dışa dönük, kendine saygılı, etkileyicidir.
-Göbek Chakrasının Dengelenmesi:
Rengi: turuncu
Aroması: Yasemin, gül ve sandal
Taşı: Quartz, sarı sitrin ve aventurin
Mantrası: Vam
Notası: Re
Etkilediği gezegen ve elementi: Pluton ve su.
Etkilediği Burç: Akrep, terazi ve yengeç.
Bağlantılı duyu: Tat alma.
Uyumlu Hali: 30 saniyede saat yönü tersi 6 dönüş
Uyumsuz hali: 30 saniyede saat yönü tersi veya saat yönü 6'dan fazla dönüş.
Yetersiz Hali: Saat yönü tersi 6'dan az dönüş.
Uygun müzik: Akıcı, ritmik ve kıvrak melodiler. örn. halk müziği.
3.Chakra Manipura, Solar Pleksus (Güneş sinir ağı) diye tanımlanır. Göbek deliğimizle göğüs kafesimiz arasında yer alır. Solar plexususun sanksritçe anlamı 'Şehvetli Taş'demektir. Titreşim rengi sarıdır. Güneş gibi yani:) En temel özelliği güç ve iradedir. Bütünlüğe giden yolu birleştirir. Sosyal anlamda solar pleksus başkalarıyla olan iletişimimizi ifade eder. Değişim ve hareket bu çakrayla ilgilidir. Aynı zamanda kişinin benliğini güçlendirmesinde yardımcı olan çakradır. Bu güç kontrol edilerek ya da agresif metodlarla elde edilen bir güç değildir. Çakranın dengesizliği durumunda reddedilme korkusu, aşırı eleştirel tutum, kalabalıklar içinde bile yalnız hissetme yetenekleri bu çakradan gelir. Astral seyahat, psychic gelişme medyomik algılama bu merkezin tesirleri ile olur. Uyumsuz çalışmasında eleştiriye aşırı tepki verme, kontrol etme ihtiyacı, düşük benlik değeri, özgüven eksikliği. Fiziksel rahatsızlık olarak kendini gösterdiği yerler; Sindirim problemleri, diabet, sinir yorgunluğu, mde ülserleri, sindirim sorunları, alerjiler, şeker hastalığı, karaciğer, pankreas, ince bağırsak sorunları. Uyumlu çalışması halinde neşeli, dışa dönük, kendine saygılı, etkileyici kişilik. Bu çakranın gelişimi ondört yirmibir yaşları arasındadır. Bu çağda gençte kendine güven ve benlik değerinin geliştiği yaştır. Bu çakranın dengeleyici besini karbonhidratlardır.
-Solar Pleksus'un Dengelenmesi:
Rengi: Sarı
Aroması: Ylang-ylang, vetiver, bergamot
Taşı: Sarı sitrin, aventurin, quartz, amber, topaz
Mantrası: RAM
Notası: Mi
Etkilediği Burç: Koç, Aslan
Etkin gezegeni ve elementi: Güneş, Mars ve ateş
Bağlantılı Duyu: Görme
Uyumlu hali: 30 saniyede saat yönünde 8 dönüş
Uyumsuz Hali:30 saniyede saat yönünde 8'den fazla vuruş
Yetersiz Hali: 30 saniyede saat yönünde 8'den az vuruş.
Uygun Müzik: Ritmik enstrumantal müzik, ilahiler ve dualı müzikler.
4. Chakra: Anahata; Kalp Çakrası: Göğüslerin tam ortasında vücudun merkezindedir. Tüm çakraların da merkezindedir. En belirgin özelliği sevgi çakrasıdır. Kalp, sevgi, aşk bu çakranın etkilediği alanlardır. Bu çakra aynı zamanda maddesel olanla ruhani olan arasındaki köprü işlevini de üstlenir. Sanskritçe 'Anahata' İki cismin birbirine çarpmadan çıkarttıkları ses' anlamına gelir. Aslında bu kelime metaforik olarak pek çok şeyi ifade eder. Erkek ve dişi, dünyevi olanla ruhani olan gibi. Şefkati, affetmeyi, koşulsuz sevgiyi ve kendini kabul etmeyi simgeler. Simgesi havadır. Aslında bu çakra bizi biraz zorlar çünkü doğamıza çok ters bir oluşum sergiler. Görünür dünyanın katı formlarından görünmez ve şeffaf olana bu çakra sayesinde geçiş yaparız. Timüs bezi bu çakranın etkilediği salgı sistemidir. Fizik bedenimimizdeki etkilediği bölgeler kalp, göğüs, solunum yolları, akciğerler ve dolaşım sistemidir. Kalp çakrasının uyumsuz çalıştığı durumlarda vücudumuzda görülebilecek fiziki rahatsızlıklar; kısa ve sık nefesler, nefes alma güçlükleri, yüksek tansiyondur. Psikolojik açıdansa; bağımlılık, evham, endişe, alınganlık, melankoli, yalnızlık korkusu, duygusal bağlılıktan korkma ya da aldatılma korkusu yaşanabilir. Kalp çakrasının uyumlu çalıştığı durumlarda kişi: empati kurabilen, arkadaş canlısı, şefkatli, başkalarını desteklemeye hevesli ve herkesteki en iyiyi görme hasleti. Kalp çakrasını dengelemek için bol bol yeşil yapraklı sebze tüketmek faydalıdır.Kalp çakrasının gelişimi yirmi bir ala yirmi dört yaşlar arasındadır. Bu dönemde büyük aşklar yaşanması ya da kalp çakrasının simgesi olan 'evlilik' olayının sıkça gerçekleştirilmesi tesadüf olmasa gerek.
-Kalp Chakrasının Dengelenmesi:
Rengi: Yeşil, Pembe,Altın
Aroması: Gül, bergamot, melissa, neroli
Kıymetli Taşı: Pembe Quartz, Kunzite, Kırmızı Turmalin, aytaşı, malahit ve yeşim.
Mantrası: YAM
Notası: Fa
Etkilediği Burç: Terazi ve boğa
Etkin gezegeni ve elementi: Venüs ve hava
Bağlantılı Duyu: Dokunma
Uyumlu hali: 30 saniyede saat yönünde 12 dönüş
Uyumsuz Hali:30 saniyede saat yönünde 12'den fazla vuruş
Yetersiz Hali: 30 saniyede saat yönünde 12'den az vuruş.
Uygun Müzik: Klasik müzik
5. Chakra: Vishuddha, Boğaz çakrası: Beşinci çakra kendini mavi ile ifade eder.Boğazımızın üstünde köprücük kemiği ile gırtlak arasında yer alır. İletişimin çakrasıdır. İletişimden kastımız kişinin kendisi ve içinde yaşadığı tüm ortamla olan ilişkisi ve iletişimidir. İletişim, ses kendini ifade etme, konuşma ve yazma yeteneği bu çakranın etkilediği özellliklerdir. Boğaz çakrasının vereceği hayat dersi; kişisel ifade ve seçim yapabilme gücüdür. Boğaz çakrası yirmisekiz ila otuz beş yaşları arasında gelişir. Bu noktada çevrenizde otuzlu yaşlarında kariyerlerinde radikal değişime giden ne kadar çok insan olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Etkisiyle değişimin ve transformasyonun mümkün olduğu çakra merkezidir. Uyumsuz çalıştığında kendini ifade etme sorunları yaşar kişi bunun sonucunda da öfkenin biriktirildiği bölge olabilir. Uzun süreli ses kısıklıkları, konuşurken ses çatallaşması, boğaz enfeksiyonları kendini ifade etmede yetersizliğin belirtileridir. Gene uyusuz çalıştığında kişi yalancılığa ya da tam tersi aşırı ağzı sıkılığa meyilli olabilir. Boğaz çakrasının uyumsuz çalıştığı durumlarda; tüm durumlara engel olma isteği, çekingenlik, aşırı mükemmeliyetçilik, yaratıcılıkta kapalılık, utangaçlık, güçsüz hissetme veya düşüncelerini ifade edememe durumları ortaya çıkar. Boğaz çakrasının etkilediği fiziksel bölgeler ve hastalıklar : Ses telleri, akciğerler, yemek borusu, Ses sorunları çatallı ve kısık ses, Tiroid rahatsızlıkları,boyun ağrıları ve problemleri, astım krizleri, guatr, hipertiroid, deri döküntüleri, kulak enfeksiyonları, boğaz ağrısı, ileri durumlar da larenks ( gırtlak) kanseri. Boğaz çakrasını uyumlu çalıştığı durumlarda: kuvvetli ilhamlara sahip sanatçılar, güzel sesli başarılı konuşmacılar, halkla ilişkiler ve reklamcılığa yatkınlık. Yazarlığa ve sunuculuğa uygun olurlar. Boğaz çakrasının etkilediği organlar; Boğaz,ağız bölgesi, boyun ve omuzlar, ense, dişler, kulaklar, tiroid salgı bezi. Boğaz çakrasını dengelemk için bol bol meyve tüketilmelidir. Mavi gökyüzü, sakin göl yada durgun su manzaraları boğaz çakrasını dengelemek için faydalı doğa deneyimleridir.
-Boğaz Chakrasının Dengelenmesi:
Rengi: Mavi
Aroması: Adaçayı, okaliptüs, papatya ve myrrh
Taşı: Lapis lazuli, turkuaz ve aqua marin
Mantrası: HAM
Notası: Sol
Etkilediği Burç: İkizler, başak
Etkin gezegeni ve elementi: Merkür ve eter
Bağlantılı Duyu: Ses- duyma
Uyumlu hali: 30 saniyede saat yönü tersine 16 dönüş
Uyumsuz Hali:30 saniyede saat yönü tersine 16'dan fazla vuruş
Yetersiz Hali: 30 saniyede saat yönü tersine 16'dan az vuruş.
Uygun Müzik: New age ve yankılı sesler.
6. Chakra Ajna, 3.Göz Çakrası: İki gözün arasında kaşların ortaısnda yer alır. Üçüncü göz çakrası sezgiyi simgeler. Sanskritçe 'Ajna' bilmek demektir. Buçakranın kuvvetli olduğu kişilerin yüzyıllardır medyum, fal ile uğraşması tesadüf olamsa gerek. Üçüncü göz çakrasının etkilediği sistem hipofizdir. ( Hipofizin beynimizdeki işlevi iten ve dışardan aldığı tüm mesajları toplayarak yönetici hipotalamus'a göndermektir.) Dolayısyla en alt çakranın etkilediği salgı sisteminden başlayarak yukarıya kadar gelen tüm mesajları hipofiz toplar ve gönderir. Üçüncü göz çakrasının uyumlu çalıştığı durumlarda kişi geçirgendir. Ne demektir geçirgen olmak; dışarda meydan gelen olaylar veya durumlardan etlilenmeden merkezinde durabilmektir, aynı zamanda ortamlardaki tüm olumsuzlukları olumluya çevirebilme, her şeyin üstüne çıkıp dışardan bakabilme yetisi vardır. Kişi oluşun biligisine sahiptir, sezgi yetenekleri sayesinde analiz yapabilir ve bundan şüphe etmez. Bu durumda kişi iradesinde tamdır. yani sezgilerine güvenerek geliştirdiği iç duygularıyla yıkılmaz bir kale gibi geçirgendir. Gözlerin görebildiğinin ötesini görür.Duygusal zekası çok kuvvetlidir. Telepatik yetenekleri çok gelişmiştir bu yüzden yükselmiş varlıklarla bağlantı kurabilir ve onlardan ruhsal yardım alabilir. Üçüncü göz çakrasının uyumlu çalışmadığı durumlarda; kabuslar, öğrenme zorlukları ve halusinasyonlar görülebilir, başarısızlık korkusu, hiç bir şeyden emin olamamak, her şeyin zıddına hareket etme dürtüsü. Üçüncü göz çakrasının etkilediği fiziksel organlar: Yüz, baş, sinir sistemi,hipofiz bezi, gözler, beyin ve beyincik. Rahatsızlıklar: Migren, şiddetli baş ağrıları, körlük ya da görme bozuklukları, sinirsel rahatsızlıklar. Psikolojik olarak etkilediği yerler, bağnazlık ya da aşırı tutuculuk, duygusallığa asla yer vermeyen katı mantıkçı tutum, yalnızlık duyugusu. yetersiz çalıştığında kişi; madedesel olana aşırı bağımlııdır, ruhsallığı reddeden aşırı akılcı yaklaşımlara gider. Süperegosu çok kuvvetlidir yani toplum kurallarına aşırı önem verir, unutkandır, duygusal rollerde zorlanır.( örn:baba, eş, sevigli, dost rolleri) Gelişim yaşı yoktur doğuştan ya da sonradan gelişir. Beslenme metodu yoktur. Yükselme ruhsal boyutta gerçekleşmeye başladıktan sonra kişinin maddesel besinlere çok fazla ihtiyacı kalmaz.
-Üçüncü Göz Cakrasının Dengelenmesi:
Renk: İndigo mavi, Mor.
Aroması:Günlük, menekşe,yasemin
Taşı: Ametist, Florit, azurit, sodalit, Lapis Lazuli
Mantrası: KSAM ( Dil dişlere yaklaştırılarak ıslık gibi bir sesle KS harfleri çıkarılır)
Notası: La
Etkilediği Burç: Yay, Kova, Balık
Etkin gezegeni ve elementi: Neptun ve Jüpiter
Bağlantılı Duyu: Altıncı his
Uyumlu hali: 30 saniyede saat yönü 96 dönüş
Uyumsuz Hali:30 saniyede saat yönü 96'dan fazla dönüş
Yetersiz Hali: 30 saniyede saat yönü 196dan az dönüş.
Uygun Müzik: Ormanların uğultusu, kozmik sesler.
7. Chakra:Sahasrara; Taç Çakra, Tepe Çakrası da denir. Başımızın tepesinde en orta noktada yer alır. Beyaz, altın ya da koyu mor renkle belirtilir. Diğer çakraların dengesiz ya da yetersiz çalışması durumu tepe çakra için geçerli değildir. İhtiyacımız olan hayat gücünün geldiğine inanlılan bağlantı noktasıdır. Aura bedenlerini evrene ve ilahi olana bağlayan bağlayan gümüş kordon taç çakradan çıkar. Benliğin ve bedenin çok ötesindedir. Ruhsallığı, her şeyle birlik olma duygusunu simgeler. Aynı zamanda yuva ve evi de simgeler. Hindu geleneğindeki çizimlerde 'sahasrara' yani bin yapraklı lotus, yapraklarını sonsuza doğru, kendi içinde sürekli açan bir lotus olarak resmedilir. Sanskritçe kelime karşılığı da Bin katlı demektir. İnanılan odur ki aydınlanmaya, kendi farkındalığına ya da bütünlüğe giden yolda, aşağıdan yukarıya kadar bize tek tek yardım eden çakralar birliğe tepe çakrada varırlar. Yani aslında tepe çakra bir nevi ruhsal merkezdir. Aydınlanma, kozmik bilince ulaşmaya ve erdem'in akışına olanak sağlar.Fizik bedende etkilediği yerler beyin,kafatası,beyin zarı, cilt ve epifiz bezidir. Çakranın uyumlu olduğu durumlarda; Kişi bireysel egosunu bırakır ve evrensel egoyu kabullnerek her şeyle birlik olma duygusunu deneyimler. Bolluk ve sonsuz mutluluğun saf bilincinde yaşar. Kendini ruhsallığa açarak bilinçaltına tam hakimiyet kurar. Hayattaki mucizeleri deneyimler. Çakranın uyumsuz olduğu durumlarda kişi paranoyaya yakın ölüm korkusu, ruhsallığı inkar etmeye ve kaçmaya eğilim gösterir, akıl ve mantıkla evrendeki her şeyi açıklamaya çalışarak psikolojiye sırtını dönebilir, aşırı egosantrik bir kişiliğe sahip olabilir, sorular içinde boğuşur ve hiç birine cevap bulamaz, manik depresif bir ruh halinde olabilir, cinselliğini ifade etmede sapkın davranışlar sergileyebilir, Yetersizse; birileri tarafından engellenme korkusu yaşar, sevinç, memnuniyet eksikliği, yıkıcı hisler,panik ve tükenmişlik duygusu, ait olamama hissi, depresyon ve migren görülür. Fziksel olarak uyumsuz olma halinde çevre kirliliğine aşırı hassasiyet, kronik yorgunluk, alzheimer, sara görülebilir. Bu çakranın etkilediği kişiler giderek toplumdan soyutlanır, yüksek ve ücra köşlere gitme ihtiyacı duyarlar. Dünyanın ruhsallıkta en kadim ve yükselmiş tüm uygarlıklarının (bkz.Tibet, Peru vs.) dağlık bölgeler yerleşmiş olması tesadüf olmasa gerek.
-Taç Chakranın Dengelenmesi:Rengi: Beyaz , altın, koyu mor
Taşı: Kuartz, elmas, opal, ametist.
Aroması: Günlük, lavanta, frankinsense, gülağacı ve lotus çiçeği
Mantrası: AUM ( dünyanın bilinen en eski en kuvvetli mantrasıdır, çok dikkatli kullanılması gerekir)
Notası: Si
Etkilediği Burç: Oğlak, Kova, balık
Etkin gezegeni ve elementi: Uranüs, düşünce ve kozmik enerji
Bağlantılı Duyu: Tüm duyuların ötesindedir
Uyumlu hali: 30 saniyede saat yönü 972 dönüş
Uyumsuz Hali:30 saniyede saat yönü 972'den fazla dönüş
Yetersiz Hali: 30 saniyede saat yönü 972'den az dönüş.
Uygun müzik: Sessizlik ve derin vecih hali.
21 Eylül 2011 Çarşamba
Chakralar
21 Ağustos 2011 Pazar
Basmelek Cebrail'den Agustos Mesaji:
Dunyamiza Isik Vermek Uzerine...
Merhaba,
Bu ay, dolunay gunu olan 13 Agustos Cumartesi butun gun Basmelek Cebrail'in sevgi dolu sesini duydum. 'Aylik mesajini yazman icin seni bekliyoruz.' dedi bana sevgi dolu sesiyle Basmelek Cebrail. Hep birseyler cikti, yazamadim ertesi sabaha kadar...
Iste sevgili Cebrail'in bizlere soylemek istedikleri:
"Merhaba sevgili arkadasim,
Ben Basmelek Cebrail'im.
Sen, insanlarin yoneldigi deniz fenerisin. Siz, hepiniz oylesiniz. Sevgili arkadaslarim, biz, sizin simdi bu gercegin farkina varmanizi ve bu isigi dunyaniza yaymanizi istiyoruz. Sizler dunyanizi elinizde tutuyorsunuz, ama bunun farkinda degilsiniz. Eger isik oldugunuzu anlar ve isiginizin gucunun farkina varirsaniz, o zaman isiginizla dunyanizi aydinlatabilirsiniz ve mucizeler, evet mucizeler, dunyanizi sarar.
Biz burada, sizlerin 'yakin dunyanizdan' soz etmiyoruz. Biz burada, sizin gezegeninizin tamamindan soz ediyoruz. Sizler, her birinizin icinde olan gucun farkina SIMDI varmalisiniz, ve isiginizla isimalisiniz.
Biz sizden, bunu bilincli olarak yapmanizi istiyoruz. Bunu yapabilmek icin, bu zamanda sizlere verilen bircok yontem var. Onlari kullanin. Yureginize en yakin gelen yontemleri secin ve onlarla ilerleyin. Isiginizla baglantida kalin ve onu gittiginiz her yere yayin.
Sizler su anda zirvedesiniz. Sizlerin, bunun farkinda olmaniz gerekiyor. Isiginizi yayin. O isik oyle gucludur ki, onu bir kez kullanmaya basladiniz mi, gucunuz karsisinda sasirip kalirsiniz.'
(Ben o sirada, yasamis oldugum irili ufakli mucizeleri dusundum elimde olmadan. Bir tanesi guneyde bir sahilde, Temmuz sicaginda cam agaclarina dogru hizla ilerleyen yanginin yon degistirmesi icin Allah'a, Basmelek Mikail'e ve Ariel'e yurekten rica etmemdi. 'Acaba ise yaradi mi?' diye dusunurken gozlerimi actigimda ayakkabimin uzerinde yedi benekli bir ugur bocegi duruyordu. Bundan uc-dort dakika sonra, ruzgar tamamen yon degistirip muthis bir hizla eserek yangini nehir tarafina surdu o gun. Yangin sonmustu. Etraftakiler, 'Ruzgar nasil boyle tamamen yon degistirebildi?' diyorlardi. Bu olayi, o gun, facebook sayfamda sizlerle paylasmistim.
Buna benzer bircok mucizeyi mumkun kilan o isik karsisinda gercekten de saygiyla egilirim, diye dusundum.)
Basmelek Cebrail, sozlerine soyle devam etti:
"Evet, bu gucun kaynagi olan kaynak cok buyuktur. O saftir, ve o, isiktir. O, herseyin uzerine isiyabilir. O, herseyi sifalandirabilir. Dunyanizdaki herseyi...
Bu isigi kullanin. Hepiniz, evet hepiniz, bu isiga ulasabilirsiniz. Onu kullanin.
O isik olmak ve o isikla isimak, sizin sorumlulugunuz ve kaderinizdir.
Basmelek Cebrail".
Beki Ikala erikli/meleklerle yasamak
10 Ağustos 2011 Çarşamba
DUNYAMIZDAKI ACLIGI DONUSTURMEK ICIN...
Merhaba,
Meleklerime ve rehberlerime, dunyamizdaki aclik icin ne yapabiliriz diye sordum. Tek bir yurek olarak birlesebilecegimizi ve topluca bir calisma yapabilecegimizi soylediler bana. Isin ilginc tarafi, gectigimiz haftalar hatta aylar boyunca, parca parca bu calismanin cok benzerinin bazi bolumleri, bana kendi kendime yaptigim meditasyonlarda gelmeye baslamisti. Sizlerle simdi, bu calismayi paylasiyorum.
Zamanlama:
Bana gelen rehberlik, calismayi Sali gunu, yani bugun, 10.08.2011’de, saat 22:00’da mumkunse ayni anda yapmamiz yonunde. Eger o saatte bu mumkun degilse, yaptiginiz calismanin bu saatin enerjileriyle birlesmesine niyet edebilirsiniz.
Bu calismayi gelecek Sali, 17.08.2011 tarihinde, saat 22:00’da tekrarlayacagiz. Bize katılmaniz umidiyle, sevgi ve isikla kalin.
Beki Ikala Erikli
Not: Inancim su ki, bu calismayi meditasyonlarimizda, kendi kendimize veya grup olarak her yaptigimizda, dunyamiza isik veriyoruz. Hem kendi ozel dunyamiza, hem de icinde yasadigimiz buyuk dunyaya.
Benim aldigim rehberlik, italik yazilarla yazilmistir.
****
“Dunyamizdaki aclik icin ne yapabiliriz?”
“Yapmaniz gereken su, Beki:
Isiktan piramidinizin tam ortasinda oturun. (Isiktan piramidinizi olusturmak icin meditasyon yaptiginiz pozisyonda, gozlerinizi kapatin ve nefesinize odaklanin. Sonra, tabani kare olan bir piramidin icinde, tam ortasinda oturdugunuzu hayal edin. Ben, sirtimi piramidin iki kenarinin birlestigi koseye veriyorum. Vucudumun on kismi ise, tam onun karsisina bakiyor, oteki koseye. Bunu gozunuzun onune getiremezseniz, buna niyet edin yeter. (Bkz. Sekil 1 ve Sekil 2)
Isik, piramidinizin tamamini doldurana kadar birkac nefes daha alin.
Isiktan piramidiniz tamamen isikla doldugunda, Yaradan’in isiktan piramidini, sizin piramidinizin tam uzerinde duracak sekilde hayal edin.
(Yaradan’in isiktan piramidini, sizin piramidinizin tam tepe noktasi ile bulusan, sizin piramidinize tamamen simetrik ve ters bir piramit olarak dusunebilirsiniz. Tepe noktasi sizinkiyle bulusan, kare tabani yukarida bir piramit gibi. Bu piramit, bize ve dünyamiza Yaradan’in tanrisal isigini akitir. (Bkz. Sekil 3)
Simdi birakin, Yaradan’in isigi sizin piramidinize aksin, aksin, aksin… Isigin tamamen sizin piramidinize doldugunu hissettiginiz zaman, iste o an, birakin isik ve sevgi, o iki piramidin sagindaki ve solundaki bos alanlari dolduracak sekilde, piramitlerin altindan ve ustunden akarak tassin. (Bkz. Sekil 4)
Bu tasan isigi birkac dakika tutun, onun akmasina izin verin.
Bu isik, dunyadaki herkesi ve Dunya Ana dahil olmak uzere her varligi besleyecek.
Piramitlerin arasindaki bosluk, tasan isikla, isiktan bir sonsuzluk isareti seklini alacaktir. Bu, bereket ve isik seklinde akan, tanrisal enerjiden olusan bir hologramdir. Bu, yaratilmislara ihtiyaclari olan her seyi verecektir.
(Ben bu noktada, bunun gercekten ice yarayip yaramayacagini sordum. Cunku aclik ile ilgili hicbir sey dusunmem veya niyet etmem soylenmemisti bana. Bana gelen cevap soyle oldu:)
Bu, çok guclu bir calismadir. Onun gucune guvenin. Bu calismanin ise yarayacagina inanin.
Ve öyle de oldu.”
EK: Elimden geldigi kadar, calismayi gorsellestirmeye calistim. Ekteki 4 sekil, size yardım eder ümidindeyim.
29 Temmuz 2011 Cuma
Isil Isilsiniz

Tanri dedi ki:
Hayalimdeki suretinize istinaden yasayin, cunku hayalimdeki suretiniz Hakikattir sizin.
Seceneginiz yoktur sevdiklerim; yahut da seceneginiz hakikati yansitmak veya doygunluktan uzak kalmaktir.
Benim Cocugum sizin dusunme egiliminde oldugunuz ya da oldugunuzu zannettiginiz gibi olamaz. Bundan daha buyuk bir yanilgiya kapilamazsiniz.
Hakikatinizi cok saglama aldim Ben. Benim suretimden yaratildiniz, bir resim olarak degil, bir hayal olarak degil, Benim Hakikatim olarak. Bu boyanip renklendirilmis bir imge degildi. Tamamiyle Benim bir yansimamdi. Taklit degildi. Abarti degildi. Birlestirilecek kesIk kesIk cizgiler yoktu.
Dunya sizin degerinizi kucumsemektedir. Siz de kendi degerinizi kucumsuyorsunuz. Dogru olmayan seyler ogrenmissiniz. Kendi hakikatinize tamamen tezat seyler ogrenmissiniz. Zayif oldugunuzu, bozulmus oldugunuzu veya hic de iyi olmadiginizi ogrenmissiniz. Yanlislara inanmissiniz. Akilli olmadiginiza inanmissiniz. Iyi olmadiginiza, becerikli olmadiginiza inanmissiniz. Size empoze edilen tum yanlis imgelere inanmissiniz ve Tanrisal bir Varlik oldugunuz Hakikatine inanmiyorsunuz simdi. Dokuntu, supruntu bir seyler degilsiniz asla. Yitik degilsiniz. Degersiz degilsiniz. Size soylenilen ya da kendinize soylemeyi ogrendiginiz o seylerin hicbiri degilsiniz siz. Dimdik ayaga kalkin simdi.
Isil isilsiniz, isil isil apaydinliksiniz. Kim oldugunu unutmus olan Yeryuzundeki bir meleksiniz. Gercekte Kim oldugunuz hakikatinden uzaklasmistiniz simdi de kendi degerinize donmekte gonulsuzsunuz. Gercek degerinizi ciddiye almayi pek basaramiyorsunuz. Siz ki Benim Altin Mesajimsiniz, Altin olansiniz kendinizi kirli pasli tenekeler olarak goruyorsunuz. Kendi altininizi goremiyorsunuz. Bir an gorur gibi olsaniz bile bakislarinizi uzaklara ceviriyorsunuz.
Evet, sevgi yolundan ayrilmistiniz, kendinize sevgi duymayi birakmistiniz. Yanlis yapmis olabilirsiniz. En buyuk hatayi da Kendi Tanrisalliginiza deger vermeyerek yapmistiniz. Digerleri ve kendiniz icin soylediklerinize dikkat edin. Kendinize uyarlamak uzere yeni kelimeler ogrenin. Kendinize soylemeyi aliskanlik edindiginiz sozleri, taktiginiz isimleri unutun. Onlarin hicbiri degilsiniz.
Oz-deger yolundan ayrilmis olmaniz degerinizin azaldigi manasina gelmez. Gercek degerinizin aklinizdan ciktigi anlamina gelir bu. Akil, yolunu yine bulabilir. Kendinize ve baskalarina mal ettiginiz imgeleri tersine cevirebileceginiz anlamina gelir bu. Kendi benliginize mal ettiginiz negatifleri pozitife cevirebileceginiz ve ne olursa olsun bunu muhafaza edeceginiz anlamina gelir. Kulaginiza kendinizle ya da icinde yasadiginiz dunyayla ilgili olarak hangi soylentiler gelirse gelsin bunlara asla inanmayin. Bunlari himaye etmeyin. Eger illaki mecbursaniz o dikenlerin arasindan yuruyun ve kendi aydinliginiza cikin. Asil suretinizi, kendini ifsa etmekten hicbir sey alikoyamaz.
Kimi dinleyeceksiniz sevdiklerim, Beni mi gecmisteki dusunceleri mi? Beni dinlemenizi oneririm Ben, cunku Ben biliyorum ve sizin azami iyiliginizi yurekten gozetiyorum. Cehaletten hareket etmiyorum Ben, siz de oyle. Kendi benliginize ait yolun kenarinda ne kadar zamandir beklediginizin bir onemi yok, simdi size dusen ileri dogru adim atmak ve Benim sozunu ettigim bu realiteyi kendinize ilan etmektir.
Geldiginiz yer asalettir sizin. Gelebileceginiz bir baska yer yoktur. Ve simdi bugun, tam su an ise kendi asaletinize, Cennet'ten yana dondugunuz andir. Asaletinize asina olacak sekilde yetistirilmediniz, bunu anliyorum, fakat artik biliyorsunuz ve artik bir baslangic yapiyorsunuz.
Ceviren: Engin Zeyno Vural
24 Temmuz 2011 Pazar
Temmuz 2011 Mesaji

Sevgili Basmelek Mikail'den hepimize...
15 Temmuz 2011 sabahi erkenden uykumdan "YAZ!" diye bir sesle uyandim. O sabah dolunaydi ve bir onceki gece onuc sehidimizin haberini almis, meleklerimin tavsiyelerine ragmen kendime engel olamayip cok uzulmustum.
Basmelek Mikail sesleniyordu bizlere:
"Evet, ben Basmelek Mikail'im ve bu ay seninle ben konusmak istiyorum. Izlenim su ki, zamaninizin cogunda karanliktasiniz, ya da bir baska deyisle iluzyon cok guclu. 'Isik nerede?' diye soruyorsunuz.
Isik her yerde. Biz, sizlerden bunu gormenizi istiyoruz. Orada olani gormenizi. Isik burada. O, su anda burada. Her birinizin uzerinde parliyor. Artik korlugunuzden uzaklasin ve onu gorun. Hepinizin bunu yapacak gucu var, simdi.
Fakat siz, iluzyonu gormekte ve iluzyonda yasamakta israr ediyorsunuz. Neden? Cunku bu, daha kolay. Cunku bu, her zaman yapageldiginiz sey. Bu, hosunuza gidiyor. Onda daha fazla heyecan, daha fazla yenilik, daha fazla haber degeri var. Bu oyunu oynayarak daha fazla karanlik yaratmaya devam ediyorsunuz.
DURUN! Simdi, su anda durun."
Meleklerim, size bu mesajdan bir gun once yasadiklarimi yazmami istediler. Yukaridaki satirlari yazdigimda, ben de kendimi ayni seyi yaptigimdan dolayi suclu hissettim. Televizyon izlemiyorum, gazete okumuyorum ama Facebook sayfamizdan bu ayki sehitlerin haberini aldigimda o aksam, bunu agabeyime anlattim. Neden? Bilmiyorum. Belki bu konu, bana gore, onun bilmesi gereken onemli bir haberdi. Ya da kendimi o an kotu hissettim ve o yukten konusarak kurtulmak istedim. Ama bunun tam tersi oldu. Melekerim bana israrla, "Isiga odaklan." dediler, ama o aksam benim aklim hep o uzucu haberdeydi. Bir sure sonra cok gec olmustu. Kendimi fiziksel olarak fena hissettim, cok kotu midem bulanmaya basladi.
"Allah'im, meleklerim lutfen bana isiga odaklanmam icin yardim edin, su anda o kadar asagilardayim ki, buradan kendim cikamayacagim!" dedim. Birden sol elim kendiliginden solar plexus dedigimiz gobegin uzerindeki cakrama gitti, ve aninda kendimi daha iyi hissettim. O anda havam degisti. Birkac derin nefes aldim ve telefon caldi (gece saat 11'de). Sevgili arkadasim Kadriye'ydi arayan. Ne kadar cok kisinin kitabi okuyup meleklerin mucizelerini yasadigini anlatti bana, gulumsedim. Meleklerim tam o anda ona aratmislardi beni.
Basmelek Mikail soyle devam etti sozlerine:
"Evet - farkina varin ve karanligi yaratmaktan vazgecin. Daha fazla isik yaratin, simdi. Sizler bize "Isigi nasil yaratabiliriz?" diye soruyorsunuz, ya da "Isiga gidis surecimizi nasil hizlandirabiliriz?"
Size cevabi verdik. Ve sizlerden bir kez daha ayni seyi istiyoruz:
Isiga odaklanin. Isik olun. Isigi yayin. Dokundugunuz herkese isik verin. Dunyayi aydinlatin. Bunu tek tek, bir kisiden baslayarak tek tek herkesle yapin ve cok gecmeden sayi, binlerce insani bulacak."
Ben o an, bana gelen 'caresiz' gorunen mailleri dusunup durakladim. Meleklerim bana "Sor, Beki, sor ona." dediler.
"Basmelek Mikail, su anda iluzyona gomulu yasayan insanlar var. Bu iluzyonun gercek yasamlari oldugunu dusunuyorlar. Issiz olan insanlar, sevdiklerine bakmak zorunda olduklarini dusunen ve su anda issiz olan insanlar var. Onlar karanliktan nasil cikabilirler?"
Basmelek Mikail, "Sen onlara cevabi verdin zaten." dedi* ve o anda piril piril bir melek isigi parildadi odada. Basmelek Mikail sustu. "Biz sizlere cevabi, defalarca verdik." dedi.
"Yaz Beki," dedi meleklerim bana. Kalemimden sunlar akti:
Kendi gucumuzu elimize alalim. Farkina varalim artik; guc bizde. Evet, guc gercekten bizde. Ve iluzyondan siyrilalim.
Basmelek Mikail devam etti sozlerine:
"Bilin ki, bir cikis yolu var. Bunu bilin. Onu yaratin. Evet, belki bir blokajiniz olabilir. Ama siz, o blokajdan daha guclusunuz. Onun uzerine basin, ve o asagiya, golun icine batacak. Bu olacak. En azindan, siz, kendi yolunuzdan cekilebileceksiniz, ve golun uzerinde yuzebileceksiniz. Daha sonra, kanatlarinizi iyice acip ucabilirsiniz. O zaman da gelecek."
Basmelek Mikail sessizlesti. Hepimizin, istisnasiz hepimizin omuzlarina dusen sorumlulugun onemini hissettim. Ne olursa olsun, her zaman isigi gormenin, isiktan konusmanin, isigi dusunmenin onemini. Bir gece once olanlara uzulerek karanliga nasil katkida bulundugumu dusundum. Bunun yerine sadece ve sadece geride kalanlar icin dua edebilirdim. Bu, isiga odaklanmaktir. Bu, yapici bir eylemdir.
"Bu sekilde, isigi yaratirsin." dedi Basmelek Mikail. "Isigi yarartirsin, ve isik olursun.
Simdi hepinizden, bunu yapmanizi istiyoruz. Her gun, her an, hayatinizin her saniyesinde. Bunu yapabilirsiniz. Isik olmayi secebilirsiniz. Bu, sizin sorumlulugunuz. Simdi ve her zaman."
Basmelek Mikail.
Not: Ben, issiz, uzgun, cikmazda ya da her seyinters gittigini hissedenlere kendi karanligimdan cikmama yardim eden iki kaynagi oneriyorum. Birincisi, Secret'in filmini izlemek. Yargilamadan, defalarca bunu yapmak. Ben 100 kez izledim, ve inanin ben de ilk izleyisimde mesaji hemen anlamistim. Ama onlarca izlemeden sonra ancak, ben de karanligi yaratmamayi (en azindan cogu zaman yaratmamayi;) ogrendim. Secret'in videosunun bir kismi, Facebook'taki Meleklerle Yasamak grubumuzda videolarda var.
Ikinci kaynak da, "Simdinin Gucu" adli kitabi yasamak, okumak degil. Eckhart Tolle, bu kitapta dusunce ve duygularimizi kontrol etmeyi ogretiyor.
Bunu yaparak hayati karanliktan tamamen isiga donusen birinin comert hikayesini ikinci kitabima koyuyorum. Inanin, ise yariyor.
Sevgi ve isikla kalin,
Beki Ikala Erikli
www.meleklerleyasamak.com
23 Temmuz 2011 Cumartesi
Ruhsal Amac ve Dengeleme Seanslari = TRANSFORMASYON

Artik ruhunuzun
Eski “derslerinizi” artik geride birakmaya ve
Gercek BENliginizi ortaya
Buyuk bilmecenin cevabinin aslinda sizin icinizde ve tanrisal bilgeliginizde varoldugunu,
Muhtesem degisim ruzgarlarinin sizin farkindaliginiza es bicimde estigini sezinliyorsaniz,
Hayatinizin ilk “Soul Purpose Alignment” (Ruhsal Amac ve Dengeleme) seansina hazirsiniz demektir. NIYET ile aynaya baktiginizda, Yuksek Benliginizin size buyuk bir durustlukle gosterecek oldugu, bilinc altiniza itilmis her turlu olumsuz davranis bicimini, engelleri, sikintilarinizin ve takintilarinizin nedenlerini, ilk olarak nerede ve neden yaratilmis olduklarini, bu 90 dakikalik kuvvetli ve etkileyici method ile anlayacak, gorecek ve hayatinizi degistirmek icin ilk adimlari atmis olacaksiniz. Isil ile birlikte guvenli bir ortamda, ruhsal rehber ve yardimcilarinizin destegi ve yuksek benliginizin bilgeligi ile,cikacaginiz bu yolculukta, ilk adimi attiktan sonra ruhunuzun derinliklerinde olusan ve varliginizin her yonune yayilacak olan “transformasyon” size irili ufakli mucizelerle evrenden konfirmasyon seklinde akmaya devam edecek ve sizi, tum acikligiyla ve guzelligiyle SIZ olmaya yonlendiren ve cesaretlendiren ILK adim olacaktir.
Oyleyse..... Hazir misiniz?
Seans gunleri:
26 Temmuz Sali
27 Temmuz Carsamba
29 Temmuz Cuma
(*Istege gore bu tarihlere Agustos’un ilk haftasi icinde 1-2 gun daha eklenebilir).
Saatler:
12:00-1:30
1:30- 3:00
3:00- 4:30
4:30- 6:00
(*Isil ile irtibat kurup, sabah ya da aksam saatleri size daha uygunsa, talep edebilirsiniz).
Mekan:
Erenkoy, Istanbul
Ucret:
$120. Her seans 90 dakikadir. Seans oncesi kredi karti ile internet ustundeki guvenli siteden odeme yapilmasi rica olunur. (Bunun icin Paypal hesabiniz olmasina gerek yoktur)http://www.ishil.com/payment-
Ulasim: ishil@shaw.ca (0543) 916-2677
Isil’in seanslarinda yarattigi guvenli ortam, sicak ve sevecen yaklasim, 12 seneden beri Kanada ve Amerika’da gelistirip, bir araya getirdigi ve uyguladigi sifa metodlari, kendi kuvvetli 6.his birlesimi ile, Isil, hem Shamanic bilgelik yoluyla hem de Master Usui Reiki enerjisi ile, evrenden ve yuksek benliginizden akacak mesajlari, kendi derin bilgeliginizi, hayatinizin yuce amacini ve rengini size iletmeye ve yardim etmeye adamis bir “haberci” ve sifacidir. Daha cok bilgi edinmek icin: http://soulpurposealignment.
Ingilizce olarak asagida “testimonials” (Isil ile calismis ve sifa gormus diger kisilerin goruslerini) okuyabilirsiniz:
http://soulpurposealignment.
Reiki 1 ve 2 Combo Inisiasyon (Temmuz 30 & 31)
Ayrica ilgilenenlere ve icindeki SIFACIYI uyandirmaya hazir olan kisilere;
Temmuz 30 ve 31, 2011 (Cumartesi & Pazar) Reiki 1 Reiki 2 uyumlamasi verilecektir.
*Maximum 7 kisi
Saatler: 11:11 - 5:55 (Her iki gun icin de ayni)
Mekan: Erenkoy Istanbul
Ucret: $333 (her iki uyumlama icin Indirimli ozel fiyat)
*Kurs oncesi kredi karti ile online odeme seklinde http://www.ishil.com/
Kontak: ISIL (0543) 916-2677 ~ ishil@shaw.ca
Bu uyumlama kursu (Reiki 1 & 2) tum haftasonu icin gecerlidir, su anda, ayri gunlerde, ayirarak verilmemektedir. Eger bu konuda icinizde ciddi bir cagri hissediyorsaniz, lutfen Isil’la irtibata gecip yerinizi bir an once ayirtin. Tesekkurler.
Reiki ile ile ilgili extra bilgi icin lutfen http://reiki4purposefullife.
Tesekkurler!
ISIL
http://soulpurposealignment.
http://reiki4purposefullife.
http://transformational12.
18 Temmuz 2011 Pazartesi
BAŞ MELEK MİKAİL
